İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/33463 K.2014/20827

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2013/33463Karar2014/20827Tarih23 Haziran 2014Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2013/33463 E., 2014/20827 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2014
Mahkemesi
İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi
Tarihi
12/09/2013
Numarası
2012/579-2013/929
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalılardan General Motors Türkiye Ltd. Şti.'nin distribütörü olduğu, diğer davalının ise yetkili bayisi olduğu Opel marka aracı davalı firmadan 06.01.2006 tarihinde satın aldığını, aracın ayıplı çıkması üzerine açtığı davanın İstanbul 4.Tük.Mah.

2007/616 Esas, 2007/839 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, aynı mahkemede açılan iade-i muhakeme davasında ise aracın ayıplı olduğu belirlenerek İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin 20.03.2009 tarih ve 2008/572 Esas, 2009/118 Karar sayılı kararı ile aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verildiğini, kararın temyizi üzerine Dairemizin 07.12.2009 tarih, 2009/7448 Esas ve 2009/14192 Karar no'lu ilamı ile dava dilekçesinde ileri sürülen hususların iade-i muhakeme nedeni olmayıp,

yeni bir dava nedeni olabileceği gerekçesiyle hükmün bozulduğunu ve bozma kararına uyan yerel mahkemece bu kez davanın reddine karar verildiğini ve bu kararında 29.07.2010 tarihinde kesinleştiğini; daha sonra yeniden açtığı davada, İstanbul 3.Tük.Mah.

2010/571 Esas 2011/488 Karar sayılı karar ile ayıplı aracın yenisi ile değişimine, tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verildiğini, tüm bu davalar sürecinde meydana gelen zararın davalıların kusur ve ihmalinden kaynaklandığını ileri sürerek,

araçla ilgili yaptığı masraflar, mahkeme masrafları, otopark ücretleri, konaklama ücreti, yol/benzin masraflarına karşılık olmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 21.557,69 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 5.000,00.-TL manevi tazminat ile (21.557,69.-TL'nin dava, 2.457,48.-TL'nin ıslah tarihinden itibaren olmak üzere) 24.015,17.-TL maddi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece maddi tazminatın yanında 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı satın aldığı ayıplı yakıt nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de dava konusu olayda manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır.

B.K.’nun 49. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir.

Buna göre olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak mahkemece manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

3-İncelenen dosya içeriğine göre, davaya konu aracın ayıplı olarak davacıya satılmış olduğu, arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, yine bu arızanın daha önce tespit edilmiş olması halinde araçta oluşan motor hasarının da önlenebileceği, davalıların, araçta bulunan üretim hatası nedeni ile aracın değişimini kabul etmeyip, davacıya seçimlik haklarını kullandırmayarak,

davalar açmasına sebep oldukları bu nedenle gerçekleşmiş zararından ötürü tazminle sorumlu oldukları kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık, belirtilen zarar miktarının hangi kalemlerden oluşacağı noktasındadır.Mahkemece, davacının zararının tamirat, çekici, otopark, benzin, konaklama, taksi, mahkeme masrafları ile aracı kullanmadığı dönemde kiraladığı araç için ödediği araç kiralama ücretinden oluştuğu belirtilerek 24.015,17.-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Menfi zarar; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden, sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkmaktadır. Bu husus mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 108. maddesindeki düzenleme ile 6098 sayılı TBK 125/3 maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Menfi zarar kapsamında istenebilecek zarar kalemleri arasında, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zararlar, dava masrafları v.b kalemler bulunmaktadır.

Kural olarak menfi zarar alacaklısı, öncelikle uğradığı zararın varlığını, ardından ise borçlunun eylemi ile oluşan zarar arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla sorumluluk şartları gerçekleştiği taktirde, zarar veren, zarar görenin malvarlığında oluşan eksilmeyi gidermek durumundadır.

Eldeki davaya dayanak oluşturan İstanbul 3.Tüketici Mahkemesinin 2010/571 Esas 2011/488 Karar sayılı kararın gerekçesinde; araçta meydana gelen hasarın kullanıcı hatası olmayıp, daha önce tespit edilmiş olması halinde araçta oluşan motor hasarının önlenebileceği hususunda mahkemede kanaat oluştuğunun belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın ise Dairemize ait 2011/17696 E, 2012/4556 Karar sayılı karar ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davacının İstanbul 4.Tüketici Mahkemesine ait 2007/616 Esas, 2007/839 Karar sayılı dosyası ile aynı mahkemede açılan iade-i muhakeme davasında yaptığı dava masrafları ile, aracın motorunun değişimine ilişkin masraf bedelinin davalılardan tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece hükmedilen zarar kalemleri arasında bulunan araç kozmetiği, otopark, benzin, otobüs seyahati ve konaklama giderleri ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının davacı tarafından ispat edilememiş olmasına rağmen mahkemece bu zarar kalemlerinin de davalılardan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,

bozma nedenidir.

4-Davacı, dava dilekçesinde aracın tamir süresi boyunca aracını kullanamadığını ileri sürerek aracın tamir dönemi içinde araç kiralanmasına ilişkin fatura ibraz etmiştir.

Dava konusu aracın tamir edildiği dönemde yürürlükte olan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin garanti ve tamir süresi alt başlıklı 6.maddesinin son bendinde “Malın arızasının 15 iş günü içerisinde giderilememesi halinde, imalatçı–üretici veya ithalatçı; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Bu yasal düzenleme kapsamında davacı tüketicinin bir talebi aranmaksızın aracın tamir süresinin 15 günü aşması halinde bu süreyi aşan döneme ilişkin araç tahsis zorunluluğu getirilmiştir.

Davalı taraflarca davacıya araç tahsis edildiği iddia ve ispat edilemediğine göre de, mahkemece tamir süresinin 15 günlük süreyi aşan kısmı yönünden, bu tamir döneminde davacının araç kiralamak zorunda bırakılması nedeniyle doğan zararının hesaplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu kaleme yönelik talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, davalıların diğer bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, ve 4. bentte açıklanan nedenler ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/33463, K. 2014/20827, 23 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/33463
Karar No
2014/20827
Tarih
23 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/33481 K.2014/21158
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/33484 K.2014/21159
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/33488 K.2014/21962
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/33489 K.2014/21963
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/33490 K.2014/21959
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/33491 K.2014/21960

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.