KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/4221 E., 2013/3723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Kuzey ... girişi kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde 1709 analiz numaralı evini konut karşılığında davalıya devrettiğini, 1709 analiz numaralı kıymet takdir komisyonu raporunda bina ve müştemilat ile ağaçların bedelinin 16243 TL olduğunu, davalının bakiye bedeli ödemediği gibi Bayındırlık Bakanlığının sözleşmenin yapıldığı yılki birim fiyatlarının uygulanması gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı olmak üzere 13540 TL'nın tahsilini istemiş, ıslahla talebini 25.231,85 TL'na yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemkece, davanın kabulü ile 13540 TL'nın dava tarihinden, 11.691,85 TL'nın ıslah tairihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline hükmedilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada,davalı ile yaptığı sözleşme uyarınca kendisine ait bina ve müştemilatların davalıya bedeli karşılığında devri sonucu eksik ödeme yapıldığını, bina ve müştemilatların sözleşme tarihindeki birim değerinin saptanıp tahsilini istemiş, mahkemece de keşif yapılıp taşınmazların sözleşme tarihindeki değerlerinin bilirkişi raporuyla tespit edilen değerlerine göre rapora itibar ile hüküm kurulmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekirki davacı ile davalı arasında davacının arsasının davalıya devrine ilişkin sözleşme özel hukuk hükümlerine göre geçerli bir sözleşmedir.
Bu sözleşme ile belirlenen bina ve müştemilatların analiz raporları taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin eki hükmünde olup taraflar arasında ihtilaf konusu da yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davacının talep edebileceği alacak miktarı,davacının sözkonusu analiz raporunu benimsemiş olduğu kabul edilerek,kendisine yapılan kısmi ödemenin dışında kalan ve ödenmeyen bakiye bedel olduğu gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/4221, K. 2013/3723, 18 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama