KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/4529 E., 2013/17412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, muris olan 1976 doğumlu...'nın 14.02.2009 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak geriye davacı eşi ... ile o tarihte cenin olan 04.10.2009 doğumlu...'yı bıraktığını, ancak ölüm tarihi itibariyle henüz sağ ve tam doğum gerçekleşmediği için davalılardan kayınpeder ...'nın aldığı veraset ilamında davalı ... ile kayınvalide ...'nın da davacı ... ile birlikte mirasçı göründüğünü, Hamdi'nin murisin Toki ile akdettiği ön başvuru sözleşmesine istinaden peşinat olarak ödediği 30.000,00TL'yi tahsil için davacı ...'dan vekaletname aldığını, buna rağmen ...'nın miras payına düşen 15.000TL'yi ödemediğini,
nitekim davalının aldığı veraset ilamının da ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/522 Esas sayılı dosyasıyla iptal edildiğini ve yalnızca davacıların mirasçı olarak tespit edildiğini, dolayısıyla murisin terekesinden murisin anne ve babası olan davalılara pay isabet etmeyeceğini bundan dolayı 30.000,00TL'nin tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar, her ne kadar davaya konu parayı muris oğullarına sağ iken borç olarak verdiklerini ve hatta
oğulları vefat ettikten sonra da davacı ... ile bu paranın kendileri tarafından alınacağı hususunda anlaşmaya vardıklarını savunmuşlarsa da, davalılar 12.05.2011 tarihli duruşmada verdikleri imzalı ifadelerinde, davaya konu parayı oğulları öldükten sonra davacıya hibe ettiklerini belirtmişlerdir. Dosya kapsamı incelendiğinde, hibeden dönme söz konusu olmadığından, davalıların savunmasının yersiz olduğu, davaya konu paranın davacıların hakkı olduğu değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/4529, K. 2013/17412, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama