KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/4683 E., 2013/30262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki malın ayıplı olmasından kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının 2006 yılında ürettiği yaş sebze ve meyveleri kendi dükkanlarında sattıklarını, satışa konu ürünler için davalıya müstahsil makbuzu düzenleyip verdiklerini, makbuz karşılıklarını da toplam 13.500,00 TL lık tediye makbuzları ile ödediklerini, ancak davalının 15 adet müstahsil makbuzunu dayanak yaparak haklarında icra takibi başlattığını, takip konusu alacağın 10.595,00 TL olmasına rağmen davalıya 13.500,00 TL ödediklerini ileri sürerek, icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takip konusu borcu icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldıklarından ödenen miktarın istirdadına, fazladan ödedikleri 2.905,00 TL nın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davaya konu icra takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, kabul edilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2013/4683-30262
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/4683, K. 2013/30262, 4 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama