KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/6931 E., 2014/4503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2012
- Numarası
- 2011/877-2012/342
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat D.. Ç.. ile davacı vekili avukat N..G.. duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzaladığı 14.7.2008 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile davalıdan işyeri satın aldığını, davalının sözleşme tarihinden itibaren 12 ay içerisinde işyerini teslim etmeyi taahhüt ettiği halde 27 ay gecikme ile 20.10.2011 tarihinde teslim ettiğini, geç teslimden dolayı aylık 60.000TL olmak üzere 1.620.000TL zarara uğradığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 1.050TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 1.111.699,26TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 12 ay olarak kabul edilmek suretiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, geç teslim nedeniyle uğranılan zararın tazmini isteğine ilişkindir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Öte yandan dava konusu taşınmazın satış bedeli dikkate alındığında hükmedilen tutarın fahiş olup hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu açıktır.
Öyle olunca mahkemece emsal araştırması da yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazın konumu ve diğer tüm özellikleri dikkate alınarak davacının uğradığı zararın hak ve nesafet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf,hakim ve Yargıtay denetimine elverişli, açıklamalı rapor alınması ve oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/6931, K. 2014/4503, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama