KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/7845 E., 2013/15332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Tekirdağ İl Özel İdaresi tarafından vekili olarak yer aldığı davalıya karşı açılan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve tescili davasını takip ettiğini, aralarında yazılı ücret sözleşmesi imzalamaya gerek duymaksızın karşılıklı güven içerisinde sözlü olarak 60.000 TL. vekalet ücreti ödenmesi hususunda anlaştıklarını, vekillik görevini eksiksiz yerine getirdiğini, bilirkişi raporlarının taraflara tebliği sonrasında, davalı tarafın noterden çektikleri azilname ile vekillikten azlettiklerini 60.000,00 TL. ücretinin vekaletten azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar herhangi bir sözlü veya yazılı sözleşme düzenlenmediğini, azlin haklı olduğunu davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece azil haksız kabul edilerek kamulaştırma tespiti ve tescil davasında tespit edilen bedeller üzerinden %10 oranıyla ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre açılmış kamulaştırma bedelinin tespiti ve yerin idare adına tescili 2013/7845-15332
davasında, davalı tarafı temsil eden avukatın vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında sözlü olarak avukatlık ücreti sözleşmesi yaptıklarını, davalıları tespit ve tescil davasında temsil ettiğini ve her dava başına kararlaştırılan 20.000,00 şer TL nin ödenmediğini, azlin haksız olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalılar ise davacı ile aralarında herhangi bir yazılı ve sözlü akit bulunmadığını, azil haksız olsa bile bu tür tespit davasında avukata ödenecek ücretin asgari ücret tarifesinde yazılı ücret olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece tespit ve tescil davalarında mahkemenin belirlediği bedelin yüzde 10 u üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davalıları temsil ettiği ve aralarında yazılı bir ücret sözleşmesinin olmadığı konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında davalı tarafta yer alan davacı avukata ödenecek ücretin ne olacağı konusunda toplanmaktadır. 4650 sayılı yasanın kamulaştırma davalarını yeni bir usule bağladığını öncelikle belirtmek gerekir.
Kanun genel hükümler uyarınca açılan kamulaştırmasız el atma davalarının tabi olduğu yöntemden ayrılmıştır. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yerin idare adına tescili davası niteliği itibariyle bir tespit davası niteliğinde olduğundan her iki taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmektedir. Davanın her iki tarafı kamulaştırmaya konu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemektedir.
Açılan davada kamulaştırma bedelinin artımı sözkonusu olabileceği gibi kıymet takdir komisyonun belirlediği değerden daha az bir bedelin ortaya çıkması da imkan dahilindedir.
Bu tür davalarda haklı veya haksız çıkan bir taraf yoktur, bu nedenle Mahkemece, 10 uncu maddede öngörülen usule göre kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak mal sahibi adına bir bankaya yatırılması halinde taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine karar verilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.
Bu açıklamalardan sonra 2942 Sayılı Kamulaştırma yasasının "Yasak İşler ve Eylemler" başlığını taşıyan 31 .maddesinin (e) bendinde "Kamulaştırma bedelinin tamamının veya bir kısmının avukat veya dava vekili veya onlar adına hareket edenlere ait olacağının kararlaştırılamayacağı" hüküm altına alındıktan sonra aynı yasanın 32 maddesinde yasak daha da genişletilerek aksine davranışın suç olduğu belirtilmiş, 33. maddesinde de bu suçun müeyyidesi öngörülmüştür.
Bu nedenle yasanın açık düzenlemeleri karşısında kamulaştırma bedelinin tamamının veya bir kısmının avukata ait olacağına ilişkin her türlü ücret kararlaştırmalarının yasaklandığı ve suç sayıldığı, taraflar arasında kurulduğu kabul edilen sözleşmenin BK 19 ve 2013/7845-15332
20. maddeleri ile Yasanın 31. maddesi gereği kesin hükümsüzlüğü gözönüne alınmadan, davacının üç dosya için ayrı ayrı maktu ücrete ait istemi, kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedel ile mahkemece tespit edilen bedelin farkı üzerinden talep edilmemesine rağmen yüzde oran üzerinden nisbi ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/7845, K. 2013/15332, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama