KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/8030 E., 2013/22580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile yapılan sözleşme kapsamında Kurum yararlananlarına fotoferez tedavi hizmeti verdiğini, bu hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle, davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibinin durduğunu belirterek, icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince; dava, sözleşme nedeniyle düzenlenen faturaya dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı, SGK olup 5510 sayılı kanunun 88/18 madde ve fıkrasında, “Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.” hükmü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında davalı kurum aleyhine davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, mahkemece bu istemin de kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/8030, K. 2013/22580, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama