KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/8087 E., 2013/15736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 16/08/2006 tarihinde düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi ile davalıdan konut satın aldığını, 530.552,05 TL satış bedelini ödediğini, ancak sözleşmenin 5. maddesi gereğince vazgeçme hakkını kullanarak 14/02/2008 tarihinde daire ve anahtarlarını davalıya teslim ettiğini, sözleşmenin ilgili hükümlerine göre, 2.574.25 TL banka komisyonu, ... vergisi, 2.261,63 TL damga vergisi ve taşınmazın kullanıldığı süre için belirlenen aylık kira parası mahsup edildikten sonra bakiye satış bedelinin ödenmesi gerektiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak fazla miktarda kesinti yaptığını ileri sürerek,
54.000,00 TL kira alacağı kesintisi ile 22.680 TL KDV kesintisi toplamı olan 76.680,00 TL'nin, sözleşmenin fesih tarihi olan 14/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, 58.680,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, açmış olduğu davada toplam 76.680,00 TL’nin tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın 58.680,00 TL’lik kısmının kabulüne karar verildiği halde, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, davada vekille temsil edilen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/8087, K. 2013/15736, 11 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama