KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/9184 E., 2013/21287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 18.4.2010 tarihli devre mülk sözleşmesi yaptığını ancak sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini, tapu devrinin verilmediğini, 16.3.2012 tarihli ihtarla sözleşmeden döndüğünü ve senetlerin iadesini talep etiğini ancak davalının haksız olarak senetleri icraya koyduğunu ileri sürerek, senetlerin iptali ile borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının sözleşme gereğince cayma hakkını süresinde kullanmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bulunan 18.4.2010 tarihli " devre mülk hissesinin satış vaadi sözleşmesi " başlıklı belge ile devre mülk hissesinin satışının vaad edildiği ancak taşınmazın tapuda devir işleminin gerçekleşmediği gibi teslimininde yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmaz tapuda kayıtlı olup, tapulu taşınmazların satışına ilişkin olarak haricen düzenlenen sözleşme resmi biçimde yapılmadığı için geçersizdir. (MK. 706, BK 213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60. maddeleri) O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri isteyebilirler. Davacı, davalıya
16.3.2011 tarihinde ihtarname gönderip sözleşmeden döndüğü ve verdiği senetlerin iadesini istediğine ve davalı tarafından da bu güne kadar sözleşmeye konu taşınmazın tapuda devrinin gerçekleştirilmediği gibi teslimin dahi yapılmadığı anlaşıldığından, davacının taleplerinin haklı olduğu gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/9184, K. 2013/21287, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama