KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/10444 E., 2015/1169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden taraflardan gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi çektiğini, kredi borcundan dolayı davalı bankanın, hakkında iki ayrı icra takibi başlattığını ve her iki dosya borcu için 17.950,00 TL talep ettiğini, bu meblağ için 22.06.2009'da 29.06.2009 keşide tarihli çek verdiğini ve dosya borcunu çekle ödediğini, ancak davalı bankanın 9 ay 7 gün sonra, yani çek zamanaşımına uğradıktan sonra çekin karşılıksız çıktığını bildirdiğini, kredi borcunun ödendiğine dair ibra belgesinin tarafına gönderilmesi için davalıya ihtar çektiğini, davalı bankanın kendisine ve çek keşidecisine karşı icra takibi başlattığını, ileri sürerek, davaya konu dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davaya dayanak çekin davacı tarafından iki adet icra dosyasından kaynaklanan borcuna karşılık davalı bankaya verildiği ispatlanamadığı gibi, icra dosyalarındaki borcun davacı tarafından ödendiğine dair ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının açtığı dava tümüyle reddeilmiş olup, reddedilen dava nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi olanağı bulunmadığı halde, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysaki az yukarıda açıklandığı üzere davacı yan lehine vekalet ücreti verilmesi olanaklı değildir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek tümüyle reddedilen dava nedeniyle davacı yararına vekalet ücreti hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün usulün 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/10444, K. 2015/1169, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama