KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/12297 E., 2015/2681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yaptığını ancak bononun iki farklı vade içermesi nedeniyle icra takibinin iptal edildiğini bildirerek bu bonoya dayalı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemişdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 5.1.2010 tanzim tarihli, başlık kısmında 9.2.2012 tarihinin vade olarak yazıldığı, metin kısmında 25.2.2012 vadesi yazılı olan "bedeli nakden alındı" yazılı kambiyo vasfını taşımayan bonoya dayalı 50.000 TL alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı, belgenin kambiyo vasfını taşımadığını ispat yükünün davacı da olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, senedin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı bu hali ile adi yazılı belgeye dönüştüğü, miktar itibarıyla tanık dinlenemeyeceğinden ve davacının yemin teklif hakkını da kullanmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen imzası inkar edilmeyen bonoda iki farklı vade yazılı olması nedeniyle kambiyo senedi vasfını kaybetmiştir.
Bu haliyle bono adi yazılı senede dönüşmüştür, Zira senet içeriğinde, davacının davalıdan 50.000 TL aldığı yazılıdır. Davalının bu senede karşı ödeme savunması yoktur. Miktar itibarıyla adi senede karşı tanık dinlenemeyeceği yönündeki mahkeme gerekçesi yerindedir. Ne varki imzası inkar edilmeyen adi senet nedeniyle ispat yükü davacı tarafta değil davalı taraftadır.
Mahkemece, ispat yükü ters çevrilmek ve davacı tarafa yüklenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/12297, K. 2015/2681, 5 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama