İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/13577 K.2015/20560

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın Kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/13577Karar2015/20560Tarih16 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.249 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2014/13577 E., 2015/20560 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.249 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın Kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 336,92 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 16.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı, davalıların murisinin kullandığı tüketici kredilerinin kalan taksitlerinin ödenmediği gibi girişilen icra takiplerine haksız bir şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiş, davalılar, murisleri kredi alırken dava dışı sigorta şirketi olan ... Emeklilik ve ... AŞ arasında kapsamlı yıllık kredi hayat sigortası yapıldığını, vefat durumunda ödenecek teminatın takip konusu borçları karşılayacak miktarda olduğunu belirterek davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.

Somut olayda murisin banka ile tüketici kredisi imzalayarak 8.2.2010 ve 25.10.2010, 31.12.2010 ve 25.3.2011 tarihlerinde 4200 TL ile ayrı ayrı 1500 er TL kredi kullandığı, sigorta primlerini bankaya ödeyerek, bankanın sigorta acentesi olan şirkete ait hayat sigortası evrakını da imzaladığı, murisin kredi taksitlerini ödediği ne var ki pol hususlarda aldatıcı davranışta bulunmamayı, gerekli bilgileri karşı tarafa vermeyi kapsadığı gibi karşı tarafın hataya düştüğünü fark etme halinde onu ikaz etmeyi de gerektirebilir.( M.K.

Oğuzman- T. Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Vedat Kitapçılık, İst. 2010, sh.68) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa kapsamına giren sözleşmelerde müzakere safhasında özel aydınlatma yükümlülükleri düzenlenmiştir. Ne var ki taraflar arasında 4077 sayılı Yasanın 10. maddesine göre kurulan tüketici kredisi sözleşmelerinde kredinin sigorta teminatı altına alınmasıyla ilgili tarafları bağlayıcı yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu yüzden uygulamada bankalar tarafından kredi verilmesi, yapılması isteğe bağlı sigortaların yaptırılması şartına bağlanmakta, bu sigortaları yaptırmayan tüketicilere kredi kullandırılmamaktadır. Yasada hüküm olmaması nedeniyle öncelikle sözleşme hükümlerine gitmek gerekir. Kural olarak kredi sözleşmesinde sigorta yaptırma yükümü müşteriye verilmiş olup banka ise sözleşmenin müzakere safhasında bu yükümlülüğün sonuçlarını ve getirisini tüketiciye anlatmak zorundadır.

Esasen kredi borcunu teminat altına alan hayat sigortasının yaptırılmasında hem tüketicinin hem de bankanın menfaati vardır. Bu konuya olayda uygulama yeri olmayan 6502 sayılı TKHK özel bir önem vermiş olup artık kredi verilmesi sigorta yaptırılması şartına bağlanması yasaklanmıştır.

Yeni düzenlemeye göre tüketicinin açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamayacağı, zorunlu sigortalarda veya tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi halinde ise istediği sigorta şirketi ile imzaladığı poliçenin kredi veren tarafından kabul edileceği öngörülmüştür. (6502 sk m.29 ve m.38).

4077 sayılı Yasanın 10/B-1 fıkrasına göre konut kredisinin verilmesinden önce kredi ile ilgili genel bilgiler verilmesi ve sözleşme öncesi bilgi formu imzalatılmasının zorunlu tutulmasına rağmen 4077 sayılı Yasanın 10. maddesindeki kredilerde böyle bir zorunluluğa yer verilmemiştir. Bununla birlikte 6502 sayılı yasanın 31/4. maddesiyle de tüketici kredisi sözleşmelerinde bilgilendirme yükümlülüğü konusunda özel düzenleme getirilmiştir.

Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanunun varlık nedeni muazzam örgütlülüğe sahip banka ve sigorta gibi dev kurumlarla imzalanan sözleşmelerde birey olarak zayıf konumdaki tüketiciyi korumak (4077/1. madde) olduğuna göre konut finansman kredilerinde olduğu gibi tüm tüketici sözleşmelerinin kurulması öncesinde ve kurulması sırasında tüketicinin bilgilendirilmesi yükümlülüğünün düzenlendiği bütün hallerde amaç, taraflar arasındaki dengesiz durumu gidermek ve tüketicinin de bilgilendirilmiş bir şekilde sözleşme kurmasına imkân tanımaktır.

Dolayısıyla kredi sözleşmesinde banka, hayat sigortası talep edecekse riziko konusunda tüketiciyi aydınlatmalıdır.

Öte yandan böyle bir uyuşmazlıkta sözleşme ile hangi tarafa veya taraflara hangi yükümlülüklerin getirildiği ve diğer idari düzenlemeler üzerinde de önemle durulmalıdır.

Kredinin verildiği tarihte yürürlükte olan “Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar uygulama Esasları Yönetmeliği”nin “İhtiyari sigortalar” başlıklı 6. maddesinde “Kredi ile bağlantılı olarak yapılacak ihtiyari sigortalarda, kredi ilgilisinin menfaatinin sigorta edilmesi, sigorta sözleşmesi ile sunulan teminatların kredi konusu ve kredi kullananın ihtiyaçları ile uyumlu olması esastır.

“Bilgilendirme yükümlülüğü” başlıklı 7. maddesinde “(1) Kredi ile bağlantılı olarak yapılacak sigortalar konusunda, kredi sözleşmesi yapılmadan önce, kredi kuruluşu tarafından kredi kullanana bilgi verilir. Söz konusu bilginin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça tespit edilir. (2) Kredi kuruluşunun aracı olduğu kredi bağlantılı sigorta sözleşmelerine ilişkin bilgilendirme yazılı olarak yapılır.

Kredi kullanan tarafından imzalanan bilgi formunun bir örneği kredi kuruluşu veya şirket tarafından saklanır. (3) Ancak, kişilerin fiziki olarak karşı karşıya gelmesinin söz konusu olmadığı hallerde veya işin mahiyetinin gerektirdiği durumlarda elektronik ortamda veya ilgilinin bilgi formuna erişimini mümkün kılan benzeri araçlarla bilgilendirme yapılabilir. Bu durumda, ispat yükümlülüğü kredi kuruluşuna aittir.

(4) Kredi kuruluşunun aracı olduğu kredi bağlantılı sigortalarda verilecek olan bilgi formunun şekil ve asgari içeriği Müsteşarlıkça tespit edilir. (5) Şirket, kredi kuruluşunun bu Yönetmelik kapsamındaki bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmesini temin etmek üzere her türlü tedbiri alır.

(6) Kredi kuruluşunun aracı olduğu kredi bağlantılı sigortalarda 28/10/2007 tarihli ve 26684 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik kapsamında düzenlenen Bilgilendirme Formları verilmez. (7) Kredi kuruluşunun aracı olmadığı poliçelerde Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik kapsamında işlem tesis edilir.” hükümleri yer almaktadır.

Ayrıca davalıların murisi ile davacı banka arasında imzalanan Tüketici kredisi sözleşmesinin13/2. maddesinde “Müşteri açılan kredi sebebiyle bankanın uygun göreceği bedel ve şartlarda hayat sigortası yaptıracağını, önceden yapılmış bir hayat sigortası var ise poliçede bankanın dain ve mürtehin gösterilmesi yönünde gerekli değişikliğin yapılarak poliçeyi bankaya teslim edeceğini, vefat halinde sigorta sonucu ödenecek tazminattan o tarihte bankaya olan borcun mahsubundan sonra kalacak miktarın mirasçılara ödenmesini kabul ve taahhüt eder” şartı bulunmaktadır.

Sözleşmenin bu hükmü ile yukarıdaki yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bankaya kredi borcunu sigorta altına aldırma yükümlülüğü yüklenmiş olup kural olarak banka tüketiciyi sigorta yapmaya zorlayamaz ise de sözleşmenin kurulmasından önce tüketiciyi bilgilendirme yükümlülüğü altında olduğu kabul edilmelidir.

Bu bağlamda 31.12.2011 bitim tarihli hayat sertifikasında hastalıkla ilgili tüketicinin cevaplayacağı bölümlerin boş bırakılması sözleşmeyi düzenleyen taraf olan bankanın kusurunu gösterir. Kaldı ki matbu sigorta sözleşmesinin ve eklerinin doldurulması yükümlülüğü sigorta şirketinde olmasına rağmen tüketicinin tüm evraka imzası alınırken banka görevlileri tarafından ilgili boşluklar konusunda tüketicinin ikaz edilmediği anlaşılmaktadır.

Sigortalının hastalığının kredinin geri ödenmesi sürecinde ölümüne kadar araştırılmaması, diğer yandan sigortanın yenilenmesine az bir süre kalmasına rağmen yenileme ile ilgili girişimde bulunulmaması da bankanın kusurunu gösterir. Banka basiretli tacir gibi hareket etmek zorundadır. En hafif kusurundan bile sorumludur.

Hal böyle olunca krediye esas olan bilgilendirme formu dahil tüm belgelerin ibrazı ve içeriğinin sağlıklı bir şekilde doldurulduğunun ispat yükü davacı bankaya ait olup poliçe düzenlenirken tüketicinin kanser ve hiper tansiyon hastalıklarını sakladığı, hastalık ile riziko-ölüm nedeni arasındaki illiyet bağı yöntemince ispat edilememiştir.

Kaldı ki davalı sözleşmenin 13/2. maddesiyle birlikte süresi biten sigortaların bankanın yenilemesi için uyarıda bulunacağına dair hükme sözleşmede yer verildiğini, hatta muris ...’un sigortasının yenilendiğine dair dava dışı şirketin yazısının da dosya da bulunduğunu ileri sürmesine karşın mahkemece davalının savunmasıyla ilgili herhangi bir araştırma yapılmamış, az yukarda zikredilen yönetmelik hükümleri doğrultusunda konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmamıştır.

Araştırma ve inceleme sadece davacının talepleri yönünden yapılmıştır. Bu durum başlı başına silahların eşitliği ilkesine aykırılığı teşkil eder. Hal böyle olunca davalının savunmalarına cevap vermeyen rapora dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Netice olarak; doğru bilgi vermeyen müteveffa kusurlu olduğu gibi zorunlu olmayan hayat sigortası primini tahsil eden bankanın sözleşme hükümlerine göre tüketiciyi koruyacak şekilde hareket etmediği; poliçenin nasıl ve ne şekilde doldurulacağını tüketiciye öğretmek, bu konuda bilgilendirmekle yükümlü olduğundan koruma yükümlerini yerine getirmemekle kusurlu olduğu kabul edilmelidir.

Davacı bankanın; bu yönde bilgilendirme yapmadığı gibi, poliçenin eksik doldurulmasına sebebiyet verdiği, sigorta poliçesi yükümlüsü sigorta şirketine kurtuluş karinesi getirme fırsatı verdiği açıktır. O halde banka da müterafik kusurlu sayılıp, kalan borçtan hakkaniyet gereği bulunacak bakiye bölümünü TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarına göre üstlenmek zorundadır.

Tüm bu nedenlerle bankanın da müterafik kusuru üzerinde durularak, zararın paylaştırılması gerekirken; mahkemece, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan çoğunluğun onama kararına karşıyım.

... 13. Hukuk Dairesi Üyesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/13577, K. 2015/20560, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/13577
Karar No
2015/20560
Tarih
16 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/13577 K.2015/7114
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/13583 K.2015/7150
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/13584 K.2015/7152
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/13587 K.2015/7129
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/13593 K.2015/7115
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/13601 K.2015/7060

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.