KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/15045 E., 2014/30909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi
- Tarihi
- 08/11/2012
- Numarası
- 2012/237-2012/852
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 2.4.2008 tarihli tüketici kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, asıl borçlunun vefatı üzerine kefil olan dava dışı Ş. D.. ve asıl borçlunun mirasçılarına takip yapıldığını, takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını istemiştir. Davalı, asıl borçlu fatmanın kızı olduğunu annesinin öldüğünü ve kendisinin de borçtan haberdar olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup, davacı, ölen asıl borçlu F. D..' in kullanmış olduğu tüketici kredisi taksitleri ödenmediğinden asıl borçlunun mirasçıları ve kefile karşı icra takibi başlatmış, itirazın iptalini istemiş, davalı ise müteveffa asıl borçlunun kızı olduğunu ancak annesinin bu borcundan haberdar olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının kefilin mirasçısı olduğundan ve asıl borçlu hakkındaki takip semeresiz kalmadan kefil yada mirasçılarına takip yöneltilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından yapılan inceleme neticesinde hem davalı beyanları hem icra dosyasındaki nüfus kayıt örneklerinden davalının vefat eden asıl borçlu F. D..' in kızı ve yasal mirasçısı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yukarıda anlatılan gerekçe ve davalının kefil Ş.D..' in kızı olduğundan bahisle yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/15045, K. 2014/30909, 13 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama