KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/15923 E., 2015/6976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı .... vekili avukat . . . geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisi . .. davalı bankanın İzmir şubesinden 18.8.2009 tarihinde kredi kullandığını, 22.4.2010 tarihinde murisin vefat etiğini, vefat üzerine bankaya başvuran mirasçıların kredinin hayat sigortasıyla kapatılmasını talep ettiklerini, ancak bankanın icra tehdidiyle müvekkillerinden krediyi tahsil ettiğini oysa hayat sigortasından tahsil etmeleri gerektiğini ileri sürerek ödedikleri bedelin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalı bankadan fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000 TL sinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın HMK 114/1-h maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacının murisi . .. ile davalı banka arasında tüketici kredisine ilişkin sözleşme imzalandığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken genel mahkeme sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/15923, K. 2015/6976, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama