KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/17338 E., 2015/5603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olan, davalının dava dışı ...'nın boşanma davası ve nafakanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vekilliğini üstlendiğini, davacı ve dava dışı ...'nın 13.000,00 TL vekâlet ücretini ödeyeceğine dair 20.04.2011 tarihli ödeme taahhüdü niteliğindeki belgeyi imzaladıklarını ve bu belgeye istinaden icra takibine girişildiğini, fakat davalının kendisine ait imzayı hileli yollardan elde ettiğini ileri sürerek takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.320,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 1.224,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/17338, K. 2015/5603, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama