KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/20788 E., 2015/14659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının eşine ait taşınmazın satışı için davalı ile komisyon sözleşmesi yaptıklarını, ilan verip alıcı bulup anlaşma sağlandığı halde, davalının tapuya gelmeyip ve satıştan vazgeçtiğini, sözleşmeye göre komisyon ücretinin satış bedelinin % 3'ü olduğunu, geçerli bir sebep olmaksızın satıştan vazgeçen tarafın satış bedelinin % 6'sı oranında cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını bildirerek, komisyon bedeli ve cezai şartın tahsili için başlattıkları icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddinde karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde, cezai şart alacağı dışındaki davacının komisyon bedeli üzerinden davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yargılama gerektiğinden bahisle bu kalem istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/20788, K. 2015/14659, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama