KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/21633 E., 2015/15918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı O... 25.01.2001 de işe başladığını, 31.10.2001'de 5 ay ücretsiz izne ayrıldığını, tekrar 06.03.2002'den bu yana çalışmaya kesintisiz devam ettiğini, 26.04.2010 da evlendiği için iş akdini bu sebeple 19.04.2011'de feshettiğini ileri sürerek, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi ve 4857 SY'nın geçici 6. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL nın fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının uçucu personel olarak çalışması sebebi ile İş Kanunu gereği bu kanuna tabi olmadığını, hizmet akdinde de İş Kanunu'na bir atıf yapılmadığını, hizmet akdinde yer alan tazminat ibaresinin kıdem tazminatı değil, Borçlar Kanunu'nun 345. maddesinde yer alan muhik sebep tazminatı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne, 15.985,83 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı uçucu personel olduğunu, iş akdini evlilik haklı nedenine dayanarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki; davacı uçucu personel olup, İş Kanunu'na tabi olmadığı gibi, taraflar arasında imzalanan kabin memuru sözleşmesinde de İş Kanunu hükümlerine bir atıf yapılmamıştır. Kaldı ki, Borçlar Kanunu hükümleri gereği akdin feshinde evlilik haklı sebep sayılamayacağından, davacının tazminata hak kazanamayacağı göz önüne alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/21633, K. 2015/15918, 18 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama