İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/22800 K.2015/14626

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde…

Esas2014/22800Karar2015/14626Tarih7 Mayıs 2015Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2014/22800 E., 2015/14626 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı Asil ... ve vekili avukat ile davalı vekili avukat Işıl Çulhaoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının vekili sıfatıyla, 1999 yılında aldığı vekalet ile bir kısım dava ve hukuki işlerini takip ettiğini, 2005/700 esasta görülen tapu iptali ve tescil davasını davacı adına açıp sonuçlandırdığını, dava devam ederken 5.2.2007 tarihinde ücret sözleşmesinin yapıldığını , bir kaç kez yargıtay aşamasından geçerek davanın davacı lehine sonuçlandığını ancak sözleşme ile kararlaştırılan ücretin ödenmediğini ileri sürerek, 342.900 TL.nin yasal faiz ile ödetilmesini istemiştir.

Davalı, yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu bu nedenle hiç bir ücret talep edemeyeceğini ayrıca pek çok avans ödemesinin de yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı avukatın 7.7.1999 tarihinde aldığı vekalet ile davalı adına 3.6.2003 tarihinde tapu iptali ve tescili davası açtığı, 2005/700 esasta görülen dava sonucu mahkemece direnme bozmasına da uyularak 18.12.2007 tarihinde tapu iptali ve tescil davasının kabul edildiği ve 26.1.2009 tarihinde kesinleştiği , sonrasında davalı tarafça 11.1.2010 tarihinde azledildiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.

Davacı avukat ile davalı arasında yapılan 5.2.2007 tarihli avukatlık sözleşmesinde, hukuki yardımın konusunun " 2005/700 esas sayılı dosyasının yerel mahkeme tarafından direnilmesi nedeni ile yargıtay hukuk genel kurulu aşamasında temyiz edilerek hukuken takip edilmesi " olduğu açıklandıktan sonra, ücret bölümünde, dosyanın hukuk genel kurulunda takip edilmesi ve yerel mahkeme kararının yargıtaydan esastan bozulmasının sağlanması karşılığında dava konusu taşınmazın kararın kesinleştiği tarihteki değerinin % 5 inin vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı avukat, takip ettiği bu dosya için sözleşme ile kararlaştırılan ücretin ödetilmesini eldeki dava ile talep etmiştir. Mahkemece, sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle vekalet ücretinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, taraflar arasında yapılan avukatlık sözleşmesi geçersizdir. Ancak davacı avukatın, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, davalı adına 3.6.2003 tarihinde tapu iptali ve tescili davasını açıp takip ettiği ve davanın kesinleşmesine kadar hukuki hizmet verdiği ve anılan sözleşmenin hukuk genel kurulu aşamasında verilecek hizmete yönelik olarak yapılmış olup, davacı avukatın bu aşamadan önce de hizmet verdiği gözetildiğinde;

hukuki hizmetin verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı yasa ile değişik Avukatlık Kanunun 164/4 maddesi hükmünce avukatın yaptığı iş ve emeği de gözetilmek suretiyle %5-15 arasında uygun bulunacak bir orana göre davanın değeri üzerinden vekalet ücreti hesabı yapılıp, davalı tarafça yapıldığı bildirilen ödemeler de gözetilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.

Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 07/05/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davanın dayanağını; davacının 2003 yılında Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı adına açtığı tapu iptal ve tescil davasında verdiği hukuki yardım nedeniyle avukatlık ücret sözleşmesine göre ödenmeyen ücret alacağı oluşturmaktadır.

Davacı hukuki yardımı başlatan avukat olup davalıyı temsilen açtığı tapu iptal ve tescil davasının yerel mahkemece reddedilmesi ve kararda direnilmesi üzerine, 5.2.2007 tarihinde davalı işsahibi, davacı ve davacının yetki verdiği dava dışı avukatlar arasında avukatlık ücret sözleşmesi imzalanmıştır.

Bu sözleşmede ''Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 2005/700 E. 2006/696 K. Sayılı dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda takip edilmesi ve mahkeme kararının Yargıtay'dan esastan bozulmasının sağlanması karşılığında, dava konusu Kemer Harnup arası mevkiinde bulunan, 670 parselde kayıtlı taşınmazın, kararın kesinleştiği tarihteki değerinin %5'i vekalet ücreti olarak ödenecektir'' hükmü getirilmiştir.

Davalı bu sözleşmeden doğan edimini yetki verilen vekiller yönünden yerine getirmiş olup vekalet ücreti olarak davadışı avukatlara 500.000 EURO bedelli bono vermiş ayrıca bir kısım ücreti peşin ödemiştir. Yetkili kılınan avukatların bono bedelini tahsil etmeye kalkışmaları üzerine işsahibi davalı bu avukatlara yönelik borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açmıştır.

Ne var ki ücret sözleşmesinden kaynaklanan bu davanın reddi üzerine Dairemizin 26.02.2013 tarih ve 2012/23914 esas 2013/4385 karar sayılı ilamı ile yerel mahkemenin kararı ücret sözleşmenin hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğuna hükmedilmiş, aşamalardan geçen dava kesinleşmiştir.

Görüldüğü üzere taraflar arasında imzalanan ücret sözleşmesi eldeki davadan önce yargılamaya konu olmuş ve sözleşmenin konusu açıkça kamu düzenine aykırı bulunmuştur. Artık konusu aynı olan ahlaka ve kanuna aykırı bir sözleşmeye dayanarak davacı avukatın ücret talep etmesi hukuken korunamaz.

Öte yandan Avukatlık Kanununun 171. maddesinde "Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş ise, avukat bundan dolayı ayrı bir ücret istiyemiyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden herhangi bir ücret istiyemez. İş tamamen başka bir avukata bırakılmış ise, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartiyle, harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden istiyebilirler.

Ancak, tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Birden ziyade avukatın aynı vekaletname ile vekalet hizmetini birlikte deruhte etmeleri halinde müvekkilin bu avukatlara ücret sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça tek bir vekalet ücreti ödeme yükümlülüğü vardır. Aslolan vekalet görevinin birlikte üstlenilmesidir.

Yanlar arasında düzenlenen konusu aynı olan sözleşmenin geçersiz olmasına, davalı müvekkil açısından anılan davada borçsuzluğunun tespitine karar verilip kesinleşmesine göre eldeki davanın reddi doğru olmaktadır. Çünkü davalı lehine verilen o karar güçlü bir delildir.

Yukarıdaki zikredilen kanun maddesi dosya ile birlikte değerlendirildiğinde davalının yetkili avukatlar açısından hiçbir vekalet ücreti ödemeyeceğine ilişkin ortada kesinleşmiş bir karar varken aynı sözleşmeye dayanarak davacının hak talep etmesi avukatlık hizmetinin bir bütün olması nedeniyle hukuken mümkün görünmemektedir.

Ayrıca bu şekilde geçersiz olan sözleşmelerin yerine Avukatlık Kanunun 164/4 maddesi hükmünce geçersiz sözleşmede yazılı miktardan fazla ücret vermeyi hukuk düzeni korumaz. Davacıya emek ve hizmeti gereği vekalet ücreti verilmesi kabul edilse bile davacıya ve yetkili kılınan avukatlara yapılan ödemeler tüm ücreti karşılamaktadır.

Zira hukuki yardıma konu davada harçlandırılmış müddeabih 500.000 TL olup hukuki yardımın başladığı tarihte geçerli olan mevzuat açısından asgari % 5 üzerinden 25000 TL eder ki bu da ödenen ücretin altında kalmaktadır. Mahkemece değişik gerekçeyle de olsa davanın reddine karar verildiği ve bu itibarla hükmün sonucunun doğru olduğu anlaşıldığından yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan bozmaya katılamıyoruz.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/22800, K. 2015/14626, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Muhalefet Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/22800
Karar No
2015/14626
Tarih
7 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/22800 K.2015/8887
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/22803 K.2015/15978
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/22804 K.2015/8648
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/22806 K.2015/17029
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/22807 K.2015/8344
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/22809 K.2015/8345

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.