KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/23431 E., 2014/35254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taralar arasında optik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince düzenlenen reçetelerde gözlük alan kişilerin teslim alma imzalarının olmadığını, hak sahiplerine verilen gözlük çerçevelerinin kuruma fatura edilenden farklı olduğunu, faturaların gerçeğe aykırı düzenlendiğini ve sözleşmeye aykırı bu işlemlerle kurumun zarara uğradığını ileri sürerek uğranılan zararın ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsilini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve 6.751.08 TL'sının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile cezai şartın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunun 101/1 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Somut olayda; davacı, dava konusu sözleşmeye aykırı işlemlere bağlı olarak haksız yere
2014/23431-35254
ödenen faturalar nedeniyle oluşan kurum zararının ödenmesini davalıdan 30.11.2011 tarihli resmi yazı ile talep etmiş olup bu yazı davalıya 06.12.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı bu yazıyla tanınan 7 günlük sürenin sonunda 14.12.2011 tarihinde temerrüte düşmüştür. Mahkemece, davacı kurum alacağının temerrüt tarihi olan 14.12.2011'den itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hal böyle olunca; mahkemece, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek dava tarihinden itibaren faize hükmetmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 436/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/23431, K. 2014/35254, 11 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama