Davacı, yatırım yapılmak üzere taşınmaz bulunması ve arsa sahipleri ile sözleşme yapılabilecek hale getirilmesi konusunda davalı ile anlaştıklarını,bu anlaşmaya göre taşınmazları bulduğunu arsa malikleri ile davalı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ana hatlarını belirlediklerini,noterdeki işlemleri davalının kendisinin yapacağını söylediğini,noterlik hizmeti almayacağı için ücretin %20 kısmından vazgeçtiğini,kalan alacağına karşılık ödenen 8.000 TL avansın mahsubu ile bakiye 152.000 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yaptığını,itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek;icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davacı ile yapılan sözleşmenin konusunun parsellerin tevhidi,arsanın boş olarak müteahhide teslimi ve arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasına aracılık etmek olduğunu,davacının sözleşmeden dört ay sonra gönderdiği ihtarname ile de sözleşme süresinde edimini yerine getirmediğini kabul ettiğini,davacının 6 yıl süre ile işini savsakladığını ve fesih haklarının doğduğunu,Ocak-2011 tarihinden itibaren başkalarından aracılık hizmeti alındığını,davacının sözleşmedeki edimini ifa etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm,davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen kararın "Hüküm" başlıklı bölümünün (7) nolu bendinin hükümden tamamen çıkarılarak, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 2,50 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 274,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.