KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/32876 E., 2016/6789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile aralarında vekalet sözleşmesinin olduğunu ve bu sözleşmeye dayalı olarak davalı belediyenin tüm hukuki işlerini 2003 yılından azil tarihi olan 01.02.2008 yılına kadar itina ile sürdürdüğünü, ancak 01.02.2008 tarihinde vekillik görevinden azledildiğini, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin Avukatlık Kanunundaki tarife altında ücret sözleşmesi yapılamayacağına dair hükme aykırı olduğunu bu nedenle bu hükme aykırı olarak eksik ödenen ve hiç ödenmeyen ücretlerin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3,751,60 TL alacağın dava tarihi olan 21.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL' ye çıkarılmıştır.
Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davalı tarafından temyiz edilen bölüm 1,653,60 TL olup karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle davalının miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/32876, K. 2016/6789, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama