KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/36148 E., 2015/33707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/06/2014
- Numarası
- 2010/521-2014/193
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murislerinin vefatından sonra mirasla ilgili işlemleri tamamlaması için davalıya vekalet verdiğini, davalının bu vekalete dayalı olarak miras malları üzerinde tasarrufta bulunmuş ise de bu yönde net açıklama yapılmadığını, muristen intikal eden nakit miktarı ve fon hesaplarının ve davalının vekalet ile yaptığı tasarrufların bilinmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla murisin sağlığında ona vekaleten murisin malları ve paraları üzerinde münhasıran davalı tarafından tasarrufta bulunulduğundan,
murisin sağlığında mevcut banka kayıtları ve davalının banka kayıtlarının celbi ile davacı hissesine düşen murisin sadece TL, USD, EURO ve likit fon ile banka hisse senetlerine ilişkin hesabından şimdilik 200.000,00TL'nın ölüm tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle, olmadığı takdirde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava vekaleten ortak miras malları üzerinde yapılan tasarruflar sonrasında miras hissesi oranında alacak istemine ilişkin olup, tam kabulüne hükmedilen davanın değeri 200.000,00 TL olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil eden davacı lehine 17.200,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik şekilde 4.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/36148, K. 2015/33707, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama