KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/3740 E., 2014/16305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/12/2012
- Numarası
- 2009/558-2012/1039
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,Temmuz 1998 tarihinden 8 Eylül 2008 tarihine kadar davalıların evinde ev temizlik hizmetleri ve çocuk bakıcılığı yaptığını,2007 ocak ayından itibaren maaş alacağının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini lire sürerek; maaş alacağı,ihbar tazminatı,kıdem tazminatı,mesai ücreti,bayram ücreti alacağına karşılık fazlaya ilişkin haklarını saklı tuturak 500 TL'nin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,14.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 38.800 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 24.250,78 TL'nin dava tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 4/2.maddesine göre; alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise alacağın tamamı çekişmeli demektir. Alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi de dava edilen alacak miktarına göre değil alacağın tamamına göre belirlenir.
Bu durumda davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açtığı, bilirkişi incelemesi sonucunda da istemini ıslah ederek alacak miktarını 38.800 YTL olarak açıkladığı, bu miktara göre de Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/3740, K. 2014/16305, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama