KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/39317 E., 2015/22724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kalorifer yakıtı alım ihalesine katılarak ihalenin alındığını, 5.1.2005 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, şartnamede fiyat farkı verileceğinin hükme bağlanmasına rağmen sözleşmede fiyat farkının verilmeyeceğine dair düzenlemenin bulunduğunu, sözleşmenin şartnameye aykırı olamayacağını ileri sürerek davalıya verdiği kalorifer yakıtından dolayı fazlası saklı kalmak üzere fiyat farkı olarak 8.000, 00 TL'nin, 05.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 97.515, 00 TL'ye çıkararak tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın ve ıslah talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 28.02.2012 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 05.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davadaki talebini 97.515, 00 TL'ye çıkarmış ve mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 4.2.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/39317, K. 2015/22724, 1 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama