KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/39752 E., 2015/32297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 27.01.2012 tarihinde devremülk sözleşmesi imzaladıklarını, 30.05.2013 tarihinde devramülkün teslim edilmesi gerektiğini ancak teslimin gerçekleşmediğini, inşaatın hala devam ettiğini, 20.08.2013 de davalıya ihtar çektiklerini, cayma hakkını kullandığını ve satış bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, devremülk sözleşmesinden kaynaklı satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, teslimin taahhüt edilen sürede gerçekleşmemesi nedeniyle 20.08.2013 tarihinde davalıya yolladığı ihtarla cayma hakkını kullandığını, ödediği bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ise sözleşmenin sadece davacı tarafından değil aynı zamanda eşi ... tarafından da imzalandığını, davacının tek başına husumet ehliyeti olmadığını savunmuştur.
Her ne kadar mahkemece ödemelerin davacı tarafından yapıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 27.01.2012 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin davacı ve davacının eşi tarafından imzalandığı anlaşılmakta, bu haliyle davada hem davacı hemde eşinin taraf olması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, dava dışı ...' ın da davaya dahil edildikten sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/39752, K. 2015/32297, 9 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama