KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/40562 E., 2015/6590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat . .. geldi. Davacı tarafından gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl davada; mülkiyeti davalı idareye bağlı mecuru, 04.01.1996 tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıl süreli ağaçlandırma amaçlı olarak kiraladığını, sözleşmeye uygun olarak kiralanan yer içerisine 5 adet serender tipi sabit olmayan eski ahşap yapılar yaptığını, davalı idarenin bu yapıların sabit olduğuna dair yıkım kararı alması üzerine mahallinde tespit yaptırdığını ve tespit sonucunda yapıların sabit olmadığının belirtilmesine rağmen davalı tarafından 2 adet Karadeniz evinin yıkıldığını, bu evlerin toplam değerinin 115.000.00.TL olduğunu, evlerin nakli için toplam 3.000.00.TL, montaj işçiliği için toplam 16.000.00.TL,
dikilen ağaçların bozulmasından doğan zarar için 12.000.00.TL, arazinin yeniden riplenmesi, dkime hazırlanması, yeni fidanların dikimi ve işçilik için toplam 29.000.00.TL olmak üzere şimdilik toplam 201.000.00.TL' nın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada ise.
Kira sözleşmesindeki 10 yıllık ilk dilimin 04.01.2006 tarihinde sona erdiğini, davalının haksız müdahaleleri sonucunda ilk kira dönemindeki çalışmalarının engellendiğini, projeye uygun çalışmasına rağmen sözleşmeye aykırı yapılaşmaya gidildiği ve ağaçlandırma yapılmadığı gerekçesi ile kira sözleşmesinin uzatılmayacağının ve taşınmazın tahliye edilmesinin davalı tarafından kendisinden istenildiğini, bu isteğin ve kira sözleşmesinin uzatılmamasının haksız olduğunu ileri sürerek muarazanın men' i ile kiracılık sıfatının devam ettiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile yıkılan 2 yapının haksız fiil tarihindeki değeri olan 54.400.00.TL' nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden ise; davanın kabulü ile sözleşmenin feshinin haksız ve kiracılık sıfatının devam ettiği gerekçesi ile davalının müdahale ve muarazasının men' ine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının birleşen dava yönündeki temyiz itirazı yönünden. Davacının, mülkiyeti davalı idareye bağlı mecuru, 04.01.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıl süreli ağaçlandırma amaçlı olarak kiraladığı, davalı idarenin 19.01.2006 ve 02.02.2006 tarihli yazılarla, 04.01.2006 tarihinde sona eren kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve tahliye edilmesinin davacıya bildirildiği ve bu davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Taşınmazın 2886 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu sabittir. 2886 sayılı Yasanın 75. maddesinin dava konusu taşınmazı da kapsadığı ihtilafsız olup, bu durumda uyuşmazlığın 2886 sayılı Yasa kapsamında çözülmesi gerekir.
Anılan yasal düzenlemeye göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolduğu tarihten itibaren, sürenin dolması ile, kira akdinin süresiz hale gelmeyip sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü, davalı kiralayanın tahliye istemesinde haksız bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen davanın reddine karar verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek birleşen davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/40562, K. 2015/6590, 4 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama