KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/41050 E., 2014/36912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı .... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... televizyon satın aldığını, birkaç ay kullandıktan sonra televizyonda çatlak oluştuğunu ve televizyonun görüntüsünün gittiğini, televizyonunun tamiri için yetkili servise başvurduğunda kendisinden ücret talep edildiğini belirterek, televizyonun ücretsiz misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, HMK 150 ve 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı.... tarafından temyiz edilmiştir.
Davada Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, ancak yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 7/1.maddesine göre; “Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” Bu hükme göre, davalı 2014/41050-36912
lehine 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/2 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/41050, K. 2014/36912, 20 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama