KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/41192 E., 2015/32048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İzmir 3. Tüketici Mahkemesi
- Tarihi
- 09/07/2014
- Numarası
- 2014/1235-2014/966
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat F.. Ö.. ile davacı vekili avukat Y.. Ö..'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıdan 18.7.2003 tarihinde satın aldığı 5. kat 18 numaralı taşınmazın tapusunu 2008 tarihinde aldığını, taşınmazın bulunduğu bina hakkında Buca Belediye Başkanlığının 27.2.2009 günlü yazıları ile imar planına aykırı olarak yapıldığı, belediye görevlilerinin imara aykırı olarak onay verdiği, satın aldığı dairenin bulunduğu katın da dahil olduğu kısım hakkında yıkım kararı verildiğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 150.000 TL nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,taşınmazın rayiç değeri 125.000 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacıya satılan taşınmazın imara aykırı yapıldığının tesbiti nedeniyle belediyece yıkım kararı verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki taşınmazın tapusunun da iptali ile davalı adına tesciline karar verilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Nevar ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/41192, K. 2015/32048, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama