KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/41844 E., 2015/32161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 347.300€ borç verdiğini, yazılı belgeye de bağlanan bu bedelin geri ödemediği ileri sürerek, 3095 S.K. çerçevesinde ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında borç ilişkisinin bulunmadığını, bahsi geçen paranın davacının eşi olan dava dışı ... tarafından yurt dışından transfer amacıyla gönderildiğini, karşılığının çek verilmek, adlarına taşınmaz almak ve şirket kurmak suretiyle ödendiğini, davanın ... ile kendisine ait şirket arasındaki ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/16 esas sayılı dosya ile ilgili olduğunu, ...'ın o dosya aracılığı ile ispat edemeyeceğini anladığı iddiasını bu dosya ile sağlama gayretine girişildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, ödünç sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı iddiasını imzası davalı tarafça inkar edilmemiş "20.8.2002'de Adil Abiyle hs. Tekidi" başlıklı adi yazılı belgeye dayandırmış, bu belgede zikrolunan toplam 347.300 euronun davalıya gönderilmesine ilişkin dekont veya makbuz sunamamıştır.
Davalı paranın kendisine gönderildiğini inkar etmemiş ancak gönderen kişinin farklı olduğunu, gönderme sebebinin de davacı ile aralarındaki borç alma ilişkisinden kaynaklanmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının ödünç aldığını ikrar ettiği bedeli geri ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu yönde bir kabul bulunmamaktadır.
Dosyada bir kısmı bulunan ve davalı savunmasında zikrolunan ticaret mahkemesi dosyasında yer alan havale dekontlarındaki miktarlar ile, davacının dayandığı belgelerdeki miktarların bir kısmının birbiriyle ilgili olduğunu uyandıracak ölçüde benzerliğinin bulunması karşısında, savunmanın mahiyetine göre uyuşmazlığın çözümü ancak bu iki dosyanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde sağlanabilecektir.
Mahkemece iki dava dosyasının birleştirilmesi gerektiği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/41844, K. 2015/32161, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama