KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/41845 E., 2015/37276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla imzaladığı 28.10.1995 tarihli sözleşme ile 134.000.. bedelle konut satın aldığını, bedelini ödediğini, 22.12.1997 tarihinde tapuyu alıp eve taşındığını, ancak evin iskanının alınmadığını bir kısım işlerin hiç yapılmadığını, bir kısım işlerin ayıplı yapılması nedeniyle ayıplarının kendisi tarafından giderildiğini, iskan izninin alınmadığını ileri sürerek, davalılar tarafından yapılması gerektiği halde hiç yapılmayan, ayıplı işlerin ayıplarının giderilmesi için yaptığı masraflar ile iskan alınması için yapılması gereken masraf toplam 45.000.00 TL ile 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 55.000,00 TL'nin davalılardan sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2007 tarih ve ...Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/son maddesi(yeni HMK 297) gereğince, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanunun 389. maddesinde de(yeni HMK 297), hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın kısmen kabulü ile, toplam 11.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise, 11.300,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş olmakla, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu gibi, davalı ... hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
İnfazda tereddüt uyandıracak nitelikte bulunması nedeniyle mahkemece verilen karar, HUMK.nun 388.maddesine(yeni HMK 297) uygun değildir. Mahkemece, HUMK.’nun 388. maddesine(yeni HMK 297)uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/41845, K. 2015/37276, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama