KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/42014 E., 2015/34426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı özel hastane, davalı kurum ile aralarında imzalanmış olan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine istinaden sağlık hizmeti verdiğini fakat davalı kurumun dava dışı üç hastaya uygulanan sağlık hizmetinin SUT hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacının hak edişinden 28.632,11 TL haksız kesinti yaptığını ileri sürerek bu kesintinin işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen bedelin ticari faizi ile birlikte ödenmesini istemiş olup, mahkemece yasal faize hükmedildiği anlaşılmakta ise de, yeni Türk Ticaret Kanunu 19. maddesi (mülga TTK 21.madde) hükmü uyarınca tacir olan davacı şirketin borçlarının da ticari olması asıl olup, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari iş sayıldığı anlaşılmakla, davacının ticari faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle mahkemece hükmolunan alacağa ticari faiz yürütülmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/42014, K. 2015/34426, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama