KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/42059 E., 2015/34432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalının kendisine 52.606,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlandığını fakat borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davalıyı tanımadığını, davalıya herhangi bir borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacı, “30 adet arma bedeli” şeklinde düzenlenmiş kambiyo senedi vasfı taşımayan fakat imzası davalı tarafından ikrar edilmiş senet bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine eldeki davayı açmıştır.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, mahkemece bu kalem istemin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/42059, K. 2015/34432, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama