KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/43423 E., 2015/37128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların 2010 yılı hasat başında Belediye hoparlöründen peşin para ile kiraz alacaklarını duyurduğunu, ancak daha sonra 10 gün içerisinde paranın ödeneceğini söylediklerini, kendisinin de bu söze inanarak pusula karşılığında kirazları teslim ettiğini, ancak kiraz bedellerinin ödenmediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibinin davalıların itirazı ile durduğunu ileri sürürek itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Peşin satışın aksi ispat edilemediğinden davanın reddine dair kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, itirazın 10.730,70 TL asıl alacak ve 678,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.408,85 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, kabulüne karar verilen alacağın % 40'ı oranında inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile davalılara pusula karşılığı teslim ettiği kirazların bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davacının dayandığı dava konusu pusulalar üzerinde ... yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.02.2012 tarihli raporda, 3 ile numaralandırılan pusulada yer alan rakamların davalıların el ürünü olmadığı belirtilmiş olduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun gözönüne alınmadığı ve pusulaların tümü dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece davalıların, kendi el ürünü olmayan pusulada yer alan meblağdan dolayı sorumlu olmadıkları kabul edilerek ve ... 20.02.2012 tarihli raporu doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gekekirken hatalı bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/43423, K. 2015/37128, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama