KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/43763 E., 2015/36034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, hissedar olduğu, taşınmazın diğer hissedarı olan davalının taşınmazdaki ağaçların tamamını kesip, satmak suretiyle gelir elde ettiğini ileri sürerek, hissesine düşen 4657 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı, davaya konu ağaçların babası Nazım tarafından dikilip büyütüldüğünü, taşınmaz üzerindeki ağaçların tamamının kendilerine ait olduğu hususunda davalı ile şifahi anlaşma yapıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşı olunan taşınmazdaki ağaçların diğer hissedar tarafından kesilmesi ve satışı nedeniyle temin edilen gelirden hisse oranında tahsili isteğine ilişkindir. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın ve üzerindeki ağaçların davacı ile birlikte davalının murisine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı savunmasında davaya konu ağaçların babası Nazım tarafından dikildiği,ağaçların tamamının kendilerine ait olduğu hususunda davalı ile şifahi anlaşmaya varıldığını bildirmiştir. Her ne kadar, mahkemece, tanık beyanları esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davalı davacı ile aralarında ağaçlar konusunda sözleşme bulunduğunu yasal delillerle ispat edememiştir.
HUMK.nun 289. maddesi anlamında davacının açık muvafakati bulunmadığından olayda miktar itibariyle tanık dinlenemez ve dinlenilen tanıkların beyanlarına da itibar olunamaz. Hal böyle olunca, davalının savunmasını ispat edemediği gözetilerek hisse oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/43763, K. 2015/36034, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama