KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/43890 E., 2015/36043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ateşli silah yaralanmasına bağlı sol bacağında gelişen sendrom nedeniyle davalı Dr. ... tarafından ameliyat edildiğini ve tedavisinin davalı hastanede bir süre devam ettiğini, ancak gerçekleştirilen ameliyatta bacağındaki saçma tanelerinin tamamen çıkarılmadığını, her geçen gün daha da kötüleşmesi sonucu 30.04.2008 tarihinde Atatürk Devlet Hastanesine sevk edildiğini ve burada daha önce davalı Sağlık kuruluşunda gerçekleştirilen ameliyat ve sonrası yapılan hatalı tedavi nedeniyle bacağının kesildiğini ileri sürerek, 50.000 TL maddi, 250.000 TL manevi tazminatın ameliyatın yapıldığı 20.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, gerçekleştirilen ameliyat ve sonrası uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunu, müvekkilerinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ceza soruşturmasında temin edilen adli tıp raporuna itibar edilerek, davalıların kusurları bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; kararın dayanağı adli tıp raporu incelendiğinde hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmüştür.
Bu durumda, mahkemece bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, konusunda uzman, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi Kurulu aracılığıyla, "yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği ve davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı" hususlarında, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/43890, K. 2015/36043, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama