KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/44557 E., 2016/1849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 18.09.2011 tarihli devre tatil hakkı veren hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığını, satış bedelinin bir kısmını peşinen ödeyip geri kalan kısım için senet verdiğini, sözlemeye göre satılan hisseli gayrimenkulun süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödediği 8.500,00 TL.'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte aidesine, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 18/09/2011 tarih 14287 sayılı “ Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi“ başlıklı sözleşmenin FESHİNE, bu sözleşme gereğince davacının davalı tarafa ödediği toplam 8.500,00-TL den 2.750-00tl nin 18/09/2011 tarihinden , 800-00TL nin 22/01/2013 tarihinden , 500-TL nin 11/03/2011 tarihinden , 1000-TL nin 23/10/2011 tarihinden 2450-TL nin 12/05/2013 tarihinden 1000 TL nin 18/09/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu sözleşme gereğince davalıya verilen 13000-TL lik senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunu 117. Maddeye göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Dava konusu olayda davacı davalı şirkete dilekçe ile başvurarak ödediği peşinat ve taksitlerin yasal faiziyle birlikte iadesini istemiş ise de; davalıya temerrüde düşürecek şekilde ödemenin yapılması için herhangi bir süre vermiş değildir. Bu durum da B.K.'nun 117. maddesi gereğince davalının temerrüde düştüğünden söz edilemez. Mahkemece hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/44557, K. 2016/1849, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama