KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/44769 E., 2016/6412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.06.2012 ve 27.09.2012 tarihli sözleşmelerle davalıdan 5 ve 7 nolu daireleri satın aldığını,tapuda devrin 4.03.2013 tarihinde yapıldığını,sözleşme gereğince dairelerin 1.1.2013 tarihinde teslim edilmesi ,teslim süresine uyulmaması halinde satıcı davalının her gecikme ayı için alınan taşınmazların bedelinin % 1 tutarındaki cezayı alıcıya ödemek zorunda olduğunun kararlaştırıldığını ,davalı satıcının taşınmazları 2 ay geç teslim etmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı için başlattığı icra takibine davalının haksız ititrazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir,
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmeye dayalı olarak cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki, sonradan resmi şekilde devri gerçekleşen taşınmazın satışı için imzalanan sözleşmenin 3.5 ve 3.6 maddelerinde dairenin alıcıya 1.1.2013 tarihinde teslim edileceği ,teslim süresine uyulmaması halinde satıcının her gecikme ayı için alınan gayrimenkulun bedelinin % 1 tutarındaki cezayı alıcıya ödemek zorunda olduğu kararlaştırılmıştır.Davacı,4.03.2013 tarihinde taşınmazları tapudan devir ve teslim aldığını belirterek 2 ay geç teslim edilmesi nedeniyle sözleşmeden doğan cezai şart alacağı için eldeki davayı açmıştır.Mahkemece,sözleşmedeki cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğu ,bu cezai şartın istenebilmesi için ihtirazi
kayıtlı olarak teslimin kabul edilmesi gerektiği ,davacının ise ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin taşınmazı teslim ve tapudan devir aldığı ve cezai şart talep hakkı bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.6098 sayılı TBK nun 179.ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür.
Anılan maddenin 1. fıkrasında seçimlik cezai şart, 2. fıkrasında ise ifaya eklenen cezai şart düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen "Ceza ,borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı,hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça,asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”" hükmünü taşıyan ifaya eklenen cezai şartta İse, alacaklı akdin ifası ile birlikte cezai şartın ödenmesini de talep edebilir.
Bu açıklamaların ışığı altında dava konusu olaya bakacak olursak, dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle ifaya ekli cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup ,sözleşmelere konu olan daireleri davalının tayin edilen süreden 2 ay sonra geç teslim ettiği ve böylece ifanın geciktirilmiş olmasından dolayı davalının temerrüdünün oluştuğu anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile davacının geç teslimden dolayı uğradığı zararı tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/44769, K. 2016/6412, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama