KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/44883 E., 2014/40277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı bankadan konut kredisi kullandığını, dosya masrafı adı altında kendisinden toplam 2.124,55 TL alındığını belirterek alınan bedelin iadesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığa bakma görev ve yetkisinin Bilecik Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne ait olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinde, “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”
Aynı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasında, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerine mahkum eder.”
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” Hükmü mevcuttur.
Öte yandan yine aynı Kanunun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinin 1/ğ bendinde de, vekille takip edilen 2014/44883-2014/40277
davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri kapsamında bulunduğu açıkça belirtilmiştir.
Yukarda açıklanan yasa hükümleri değerlendirildiğinde, görevsizlik kararı verilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevsizlik kararı veren mahkemece değil, dosyanın gönderildiği mahkemece hükme bağlanacağı, ancak süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebiyle başvurulmaması durumunda, talep üzerine görevsizlik kararı veren mahkemece yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında olduğu ve görevli mahkemece hükmedilebileceği, ancak az yukarda belirtilen şartların oluşması halinde görevsiz mahkemenin yargılama giderleri kapsamında olan vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurabileceği göz ardı edilerek, şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde “750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/44883, K. 2014/40277, 15 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama