KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/46348 E., 2016/5863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını ancak geri ödemede aksama olunca davalı bankanın herhangi bir takip ve tedbir kararı olmaksızın aynı şubedeki maaş hesabına bloke konularak kredi ödemeleri için kesinti yapılmasının haksız şart niteliğinde bulunduğunu, kabul edilse bile maaşının tamamını kapsayamayacağını bildirerek haksız blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının, davalı bankadan 2013 yılında ihtiyaç kredisi kullandığı, aynı bankada maaş hesabının da bulunduğu, ihtiyaç kredisine ilişkin sözleşmenini 9.maddesinde,banka nezdinde bulunan tüm hesaplarının ve alacaklarının davalı banka tarafından bu kredi için rehnedildiği ve bankanın hapis,
mahsup ve takas yapma hakkının bulunduğunun kararlaştırılmıştır.Davacının davalıya verdiği taahhütname ile de bankanın verdiği ihtiyaç kredisinin düzenli olarak ödenmesi bu amaçla bankaya ödeme talimatı verilmesi,taksit karşılığının kredi hesabında bulunmaması helinde,davalı banka nezdindeki diğer hesapları ve alacakları üzerinde bankanın bloke koyma ve takas ve mahsup etme yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır.Buna göre,davalı bankanın kredi sözleşmesi ve davacıdan alınan taahhütname kapsamında kredi borcunun teminatı olarak gösterilen davacının davalı banka nezdindeki maaş hesabına bloke konularak kesinti yapılması haksız şart niteliğinde
değildir.Zira, sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi ayrıca taahhütname ile de taahhüt edilmiştir.Aksine kabulü halinde, kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır.Davacının serbest iradesi ile kabul edip onayladığı sözleşme hükümlerine göre davalı banka maaş hesabına bloke koyarak kredi borcunun tahsili yoluna gidebilecektir.Ancak bu yetkinin İİK. nunda belirtilen yasal oranlar aşılmaksızın kullanılması gerekir.Mahkemece, İİK.
Nunda belirtilen yasal oranlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya yakırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/46348, K. 2016/5863, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama