KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/46651 E., 2015/1019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan kullandığı kredi sırasında kendisinden dosya masrafı vb adlar altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek 2.392,33 TL nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 2.392,33 TL nin kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline hükmedilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle de dava dilekçesinde dava değerinin 2.392,33 TL olarak gösterilip sonuç kısmında yazım hatası ile 1.327,55 TL yazılmasının maddi hataya müstenit olduğunun, davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen miktarın kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/46651, K. 2015/1019, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama