KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/46831 E., 2015/6597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı .... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka tarafından diğer davalı şirkete keşide ettiği 30.11.2008 tarihli çeke istinaden diğer davalı şirket ile birlikte aleyhlerine 18.11.2009 tarihinde ilamsız takipte bulunulduğunu, takip tarihi itibariyle çekin zamanaşımına uğradığını ve kambiyo senedi niteliğinde olmadığını, davalı şirkete mal teslim etmesi karşılığında çekler vermelerine rağmen davalı şirketin yeteri kadar mal teslimi yapmadığını, çekin bedelsiz kalması nedeniyle ödemeden men talimatı verdiğini ancak davalı bankanın bu durumu dikkate almadan aleyhine icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalı şirket, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan .... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.'nun 67/2 maddesinde ".... takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, kötüniyet tazminatına mahkum edilir" hükmü getirilmiştir. Yani kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, haksız olmasının yanı sıra alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir.
Her ne kadar mahkemece, davalılar takip konusu asıl alacağın %40 olan 5.000.00.TL üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş ise de; davacı borçlunun borçlu olup olmadığının yargılama sonunda belli olduğu bu durumda davalı bankanın kötü niyetli olmadığının anlaşılmasına göre, temyiz eden olarak davalı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/46831, K. 2015/6597, 4 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama