KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/47060 E., 2015/1794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini,
ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 20.000,00 TL nin her ayın fatura tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 68.087,97 TL.ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 20.000 TL.nin her ayın fatura tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiş, 20.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 68.087,97 TL.ye çıkarmıştır. Mahkemece, talep edilen tüm alacak miktarına her bir fatura tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir
2014/47060-2015/1794
ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı,dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla dava dilekçesinde talep edilen ve hüküm altına alınan miktardan dava dilekçesinde talep edilen kısma dava tarihinden itibaren,ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir.Mahkemece, davadan önce davalının temerrüde düşmediği gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava,ıslah dilekçesi ile talep edilen kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi gereği,davalının harçtan muaf tutulması gerekirken bakiye harcın davalıdan tahsiline ve davacı tarafından yatırılan yargılama giderleri içinde yer alan harçların da yargılama gideri olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/47060, K. 2015/1794, 28 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama