KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/47851 E., 2016/2311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında imzalanan 20/05/2006 tarihli sözleşme uyarınca, davalıya ait tarla üzerinde ortaklaşa bir adet sulama havuzu yapıldığı, malzemenin davalı, 5.000,00 TL tutarındaki işçiliğin ise kendisi tarafından karşılandığını, bunun karşılığında havuzun sınırsız ortak kullanımı konusunda anlaştıkları halde davalının edimini yerine getirmediğini ve su vermediğini ileri sürerek havuz değeri olan 3.820,91 TL ve sözleşme hükmü uyarınca kararlaştırılan işçilik bedeli 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Sözleşmedeki süre muacceliyet süresi olup, BK.nun 117.maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davalı dava tarihinden önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz istenebilir.
Hal böyle iken mahkemece kabul edilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren, faize hükmedilmesi gerekirken sözleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/47851, K. 2016/2311, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama