KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/5731 E., 2014/5456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı tüketici kredisinden kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisini yapılandırması esnasında kendisinden kesilen 2206 TL’nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, konut kredisi yapılandırması esnasında kendisinden kesilen 2206 TL’nin iadesi istemiyle bu davayı açmıştır. Mahkemece, davanın KABULÜNE karar verilmiş,660 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi “1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci 2014/5731-5456
kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” hükmünü içermektedir. Bu hükme göre, davacı lehine 440,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/2 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/5731, K. 2014/5456, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama