İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/5899 K.2014/20936

... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.5.2013 tarih ve 120-248 sayılı hükmün Dairenin 23.12.2013 tarih ve 18871-32327 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi…

Esas2014/5899Karar2014/20936Tarih24 Haziran 2014Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2014/5899 E., 2014/20936 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.5.2013 tarih ve 120-248 sayılı hükmün Dairenin 23.12.2013 tarih ve 18871-32327 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, davalı ile imzaladığı “İbraname ve taahhütname” başlıklı 19.2.2007 tarihli sözleşme ile, borcu nedeniyle depolu dükkanının tapusunu davalıya devrettiğini, sözleşmeye göre borcu olan 1.015.000,00 TL’yi 15.5.2007 tarihine kadar ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, borcun ödenmesi halinde tapunun iade edileceğinin, aksi halde davalının 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin, bu arada dükkanın kirasının ise kendisine ait olacağının kararlaştırıldığını, ne var ki 15.5.2007 tarihine kadar borcunu ödeyemediğini, bu durumda dükkanın davalıda kalması ve böylece uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, davalının hem dükkanı elinde tutup,

hem de söz konusu alacak nedeniyle takip başlattığını, takibe haklı olarak itiraz ettiğini, ancak davalı tarafından itirazın iptali ve %40 inkar tazminatı istemiyle ...

23. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2007/212 esas sayılı dosya üzerinden açılan davanın kabul edilerek kesinleştiğini, tüm taşınmazlarına haciz konulup, ödeme gücünün ortadan kaldırıldığını, açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının ise halen devam ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak kira bedellerini de kendisine ödemediğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 19.2.2007 tarihli ibraname gereğince davalının kendisine ait taşınmazı geri vermemesi nedeniyle kararlaştırılan 500.000 TL cezai şarttan şimdilik 20.000,00 TL’nin, taşınmaz malın iade edilmemesi nedeniyle meydana gelen değer azalması ve ceza koşulunu aşan zararları nedeniyle şimdilik 10.000 TL’nin ve yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 15.5.2007 tarihinden dava tarihine kadarki 53.700,00 TL miktarındaki dükkan kira bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacıya muhtelif tarihlerde toplam 1.015.000,00 TL borç verdiğini, taraflar arasında, “davacıya ait dükkanın tapusunun, geçici olarak teminat amacıyla borç ödeninceye kadar kendisine devredildiğine” ilişkin 19.2.2007 tarihli “ibraname ve taahhütname” başlıklı sözleşmenin imzalandığını, davacının

2014/5899-20936

Taahhüdünü yerine getirmediğini, alacağının tahsili için takip başlatıp, itiraz üzerine de “itirazın iptali” davası açtığını, davanın kabul edilerek kesinleştiğini, iş bu davadaki taleplerin ise yerinde olmadığını, davacının borcunu henüz ödemediğini, alacağının tamamını almadan taşınmazı iade etmeye mecbur olmadığını, nitekim Borçlar Kanununun 81. maddesine göre bir tarafın kendi edimini yerine getirmeksizin karşı taraftan edimin ifasını talep etme hakkının bulunmadığını, öte yandan tapusu kendisine devredilen davacıya ait dükkana ilişkin kira bedellerinin de kendisi tarafından değil, davacı tarafından alındığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, “19.02.2007 tarihli ibraname ve taahhütname başlıklı belgede, davacının ceza-i şart ve kira alacağını isteyebilmesi için borcunu ödeme şartı öngörülmesine rağmen, davacının borcunu ödemediği, bu durumun kesinleşen tapu iptal ve tescil davası ile sabit olduğu, bu nedenle kira isteminin yerinde olmadığı, kaldı ki davaya konu dönem içerisindeki kira alacaklarının davacı tarafından tahsil edildiğinin, 01.04.2007 tarihli belgeden anlaşıldığı” belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilen hüküm Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Davacının, davalıya olan 1.015.000 TL borcuna karşılık, kendisine ait depolu dükkanın tapusunu, borcuna karşılık geçici olarak davalıya devrettiği, söz konusu borcunu, 15.5.2007 tarihine kadar ödemeyi taahhüt ettiği, her iki tarafın da imzasını taşıyan taraflar arasındaki 19.2.2007 tarihli ibraname ve taahhütname başlıklı sözleşmeden anlaşılmaktadır.

Yine tüm dosya kapsamına göre, 15.5.2007 tarihine kadar ödenemeyen alacağın tahsili amacıyla davalı tarafından davacı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün 2007/5814 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine ...

23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/212 esas ve 2007/383 karar sayılı dosyası üzerinden açılan itirazın iptali davasının kabul edilip, temyizi üzerine Dairemizin 2007/15477 esas 2008/5739 karar sayılı 28.4.2008 tarihli kararıyla, “özellikle davalı tarafından davacıya teminat amaçlı olarak devredilen dükkanın tapusunun iptalinin her zaman dava konusu edilebileceğine göre” açıklaması ile onandığı, 2008/8594 esas 2008/9848 karar sayılı 14.7.2008 tarihli ilamla da karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, bu arada davacı tarafından ...

8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/431 esas 2009/102 karar sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davası açıldığı, “davacının, sözleşmeden doğan borcunu tamamen ödediği takdirde, taşınmazın iadesini talep edebileceği, dava tarihi itibariyle henüz bu şartın gerçekleşmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın 1. Hukuk Dairesinin 2011/9694 esas 2011/10893 karar sayılı 26.10.2011 tarihli ilamıyla onandığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki 19.2.2007 tarihli sözleşme, inanç sözleşmesi niteliğinde olup, bu tip sözleşmeler, taraflara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. İnançlı işlemler ile yapılan temlikler geçerli

2014/5899-20936

Olup, mülkiyet hakkı karşı tarafa geçmektedir. Taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini, devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, süresini ve diğer hususları belirleyebilirler. Türk Borçlar Kanununun 26. Ve 27. maddelerine (mülga Borçlar Kanununun 19. Ve 20. Maddelerine) aykırılık teşkil etmediği sürece, inanç sözleşmesinde, tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırmış oldukları hükümler geçerli olup, tarafları bağlar.

Somut olayda, inanç sözleşmesi niteliğindeki 19.2.2007 tarihli sözleşmede, davacı tarafından davalıya olan 1.015.000 TL miktarındaki borcun, 15.5.2007 tarihine kadar ödenmesi halinde tapunun tekrar davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık üzerine, davalı tarafından açılan “itirazı iptali” davasının kabul edildiği, davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının ise henüz muaccel olmadığından bahisle reddedildiği sabit olup, bu davalara az yukarda değinilmişti.

Davacının iş bu davadaki talebi ise, inanç sözleşmesine konu taşınmazın kira bedellerine ilişkindir.

Davacı eldeki davada, sözleşmeye göre kira paralarının kendisine ait olduğunu, ancak davalı tarafından alınarak kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, davalının, hem takip yoluyla alacağının tahsilini istediğini, hem de teminat olarak verilen dükkanı elinde tuttuğunu, ayrıca bir de 4.000,00 TL gibi yüksek bir kira getirisine sahip olan dükkanın kira bedellerini de tahsil edip, kendisine ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 15.5.2007 tarihinden dava tarihine kadar işleyen kira bedellerinin iadesini istemiştir.

Mahkemece, “davacının borcunu ödemediğinin, kesinleşen tapu iptal ve tescil davası ile sabit olduğu, bu durumda davacının kira isteminin yerinde olmadığı” kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa ki taraflar, davanın dayanağı olan 19.2.2007 tarihli inanç sözleşmesinde, kira bedelleri konusunda, “Bu arada söz konusu dükkanın kirasını Ş.İlyas Yılmaz alacaktır.” şeklinde özel bir düzenleme yapmışlardır.

Yukarda belirtildiği gibi, her ne kadar inançlı işlemler ile yapılan temlikler geçerli olup, mülkiyet hakkı karşı tarafa geçtiğinden, tapu devrinden itibaren mülkiyeti elinde bulunduran davalı, taşınmazın kira bedellerini de malik olarak tahsil etmek hak ve yetkisine haiz olsa da, dava konusu inanç sözleşmesinde, tarafların serbest iradeleri ile bu durumun aksini kararlaştırmış oldukları görülmektedir.

O halde sözleşmedeki bu açık hüküm gereğince, 15.5.2007 tarihinden, sözleşme konusu dükkanın tapusunun davacıya iade edilinceye kadarki (dükkanın teminat olarak davalıda kaldığı) süre içinde, dükkana ilişkin kira bedellerinin davacıya ait olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin kabulünün aksine, davacının asıl edime ilişkin borcunu henüz tam olarak ödememiş olması da, bu sonucu değiştirmez.

Nitekim sözleşmede, borcun ödenmesi halinde tapunun da iade edileceği kararlaştırılmış olup, bu durumda taşınmazın tapu kaydı, davacıya geri döneceğinden ve taşınmaza ilişkin kira bedelleri de zaten

2014/5899-20936

Davacıya ait olacağından, sözleşmedeki “kiranın Ş İlyas Yılmaz tarafından alınacağına” ilişkin hükmün, borcun ödenmesi halinde geçerli olacağını kabul etmek mümkün değildir.

O halde mahkemece, davacının iş bu davadaki kira bedelleriyle ilgili talebi konusunda, tarafların tüm delilleri (dava dışı kiracıya verilmiş olup, davacı tarafından içeriği ve veriliş amacı yönünden itiraza uğrayan 1.4.2007 tarihli belge dahil) toplanıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, “davacının davalıdan kira bedeli talep edemeyeceğinin kabulü” ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 2013/18871 esas, 2013/32327 karar sayılı, 23.12.2013 tarihli “onama” ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma nedenine göre, davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. bent gereğince davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 2013/18871 esas, 2013/32327 karar sayılı, 23.12.2013 tarihli “onama” ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 24.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/5899, K. 2014/20936, 24 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/5899
Karar No
2014/20936
Tarih
24 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/5899 K.2014/15478
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/5899 K.2014/11910
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/5899 K.2014/10418
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/5900 K.2014/17832
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/5900 K.2014/10430
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/5900 K.2014/10419

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.