KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/7474 E., 2014/26951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, banka yolu ile borç olarak gönderdiği paraların davalılarca ödenmediğini ileri sürerek başlattığı takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini diemiştir. Mahkemece, alacağın tahsili için yürütülen takip dosyasında, borçlular tarafından süresinde yapılan itirazın davacıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 67/1.maddesinde, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İlgili madde hükmünde, açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol ( harici öğrenme v.s ) öngörülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinde, ödeme emrinin borçlulara 12.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve ödeme emrine itirazın borçlular tarafından 14/05/2012 tarihinde gerçekleştiği analşılmıştır. Her ne kadar Mahkemece, borçluların itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin belgede tebellüğ tarihi 12/05/2012 olarak kabul edilerek dava tarihi olan 21/05/2013 tarihi itibari ile bir yıl hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddine karar verilmiş ise de, borçlular tarafından
Ödeme emrine yapılan itirazın daha sonraki bir tarih olan 14/05/2012 tarihi olduğu gözetildiğinde itirazdan daha önce tebliğinin mümkün olmamasına göre ve davacı vekilince tebligat sorgulaması yapılarak itirazın davacıya tebliğinin 22/05/2012 tarihinde yapıldığının bildirilmesine göre, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti yönünden tebellüğ tarihleri gerektiğinde ilgili kurumdan da sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/7474, K. 2014/26951, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama