KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/9198 E., 2016/6177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların avukatlığını üstelendiklerini, bu kapsamda davalılar adına takip edilen davaların takip edildiğini, davalılar tarafından haksız azledildiklerini, ancak takip edilen davalar nedeniyle akdi ve yasal karşı yan vekâlet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, toplam 52.861,04 TL alacağın azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 14.752,72 TL alacağın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/1 maddesine göre; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre; mahkemece, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına reddedilen 38.108,32 TL’lik miktar üzerinden hesap edilen 4.441,91 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı taraf yararına fazla olacak şekilde 6.064,71 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/9198, K. 2016/6177, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama