KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/1212 E., 2015/5164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı banka şubesinden kullandığı konut kredisi karşılığında ... ili,... caddesinde kain taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek konulduğunu, taşınmazın 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihinde meydana gelen depremde hasar gördüğünü,bu nedenle taşınmazda tamir,tadilat ve güçlendirme yapıldığını, kredi ilişkisi devam ettiği sürece davalılar tarafından yapılması zorunlu DASK sigortası yapılmadığı için oluşan zararını tazmin edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 5.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalılardan .... yönünden karar verilmesine yer olmadığına,davalılardan .... .... Şubesi aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı banka arasında konut kredisine ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken genel mahkeme sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/1212, K. 2015/5164, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama