KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/12675 E., 2015/10444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avkuat...geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarındaki sözlü anlaşma gereği bedelini havale ettiği taşınmazı kendisi hesabına davalı namına aldığını, ancak devri gerçekleştirmediği gibi ödediği satış bedelini de iade etmeyerek inanç sözleşmesini kötüye kullandığını, bu alacağın tahsili yönünde başlatılan takibe de haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi istemiştir.
Davalı, aralarında iddia edildiği şekilde bir inanç ilişkisinin olmadığını, satın aldığı taşınmazın bedelini de kendisinin ödediğini, aksinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine, takibe konu asıl alacağın %20si oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine hükmedilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının kötüniyetle takip başlattığı ispat edilemediğine göre, davanın reddi ile birlikte asıl alacak üzerinden davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/12675, K. 2015/10444, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama