KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/13277 E., 2015/12374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kendisinden tahsil edilen masrafların haksız alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.10.2014 tarihli celsede alacağını 2.150,00 TL olarak ıslah etmişlerdir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.150,00 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava tüketici kredisinden doğan alacak istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.500,00 TL istemiş, ıslah dilekçesi ile de talebini yükseltmiştir. Borçlar Kanunun 117. maddesine göre muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtari ile mütemerrit olur, ihtar mevcut değil ise dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülür.
Bu durumda dosyada davalıya tebliğ edildiği kanıtlanmış olan ve usulünce hazırlanmış bir ihtar bulunmadığından davalının 1.500.00 TL yönünden dava tarihinde, 650,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 21.10.2014 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/13277, K. 2015/12374, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama